Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı 


Tarih:
22 Nisan 2017

Sayın Bakanım,

Sayın Komutanlarım,

Muhterem Hanımefendiler,

Saygıdeğer Konuklar,

Değerli Basın Mensupları.

2016 yılı içerisinde, askeri ve sivil tersanelerimizde, birçok askeri geminin inşa başlangıcına, denize inişine ve hizmete girişine, 2017 yılında da, denizaltı kurtarma gemisi TCG ALEMDAR’ın hizmete girişine ve “İ” Sınıfı Fırkateyn Projesinin ilk gemisi olan İSTANBUL fırkateyninin inşa başlangıcına hep birlikte şahit olduk.

Bugün de tank çıkarma gemisi TCG BAYRAKTAR’ın hizmete giriş töreni için toplanmış bulunuyoruz.

Öncelikle, ilk defa bu büyüklükte bir amfibi geminin, milli sanayimiz tarafından inşa edilmesinin haklı onurunu taşıdığımızı ifade etmek istiyorum. Elbette bu onurun esas sahipleri, bu harp gemilerinin hayata geçmesinde katkısı olan tüm devlet yetkilileri, sanayiciler, mühendisler, işçiler ve Deniz Kuvvetlerimizin seçkin personelidir. Ve aslında bu onur, bütün milletimize aittir.

Değerli Konuklar

Türk Deniz Kuvvetlerinin ilk amirali Çaka Bey, Sakız Adası ile İzmir Karaburun arasındaki bölgede Koyun Adaları Savaşını kazandığından bu yana yaklaşık bin yıl geçti. Türkler, Malazgirt Zaferinden sonra 10 yıl içinde denizlere ulaştı, donanma geliştirdi ve denizde Bizans İmparatorluğu’nun karşısına çıkma başarısını gösterdi.

Denizle başlayan tanışıklığımız, bugün itibarıyla bin yıllık bir sevda öyküsüdür. Bizler, Orta Asya’dan dörtnala gelip yurt edindiğimiz ve bir kısrak başı gibi Akdeniz’e uzanan bu toprakların tartışmasız sahibi ve onu çevreleyen denizlerin en tabii paydaşıyız. Bu denizlerde bütün vatandaşlarımızın, hatta doğmamış çocuklarımızın hak sahibi olduğunun bilincindeyiz.

Son dönemde Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarımıza yönelik teşebbüslerin arttığını görüyor ve bunları yakından takip ediyoruz. Kimsenin şüphesi olmasın ki; Mavi Vatan’daki hak ve menfaatlerimize zarar verebilecek izinsiz girişimleri daha önce de olduğu gibi engellemeye devam edeceğiz. Bu konuda kararlıyız ve gözümüz daima mavi vatandadır.

Bu bilinçle tatbikat ve eğitimlerimizi aralıksız olarak sürdürüyoruz. Bu ay Karadeniz’de icra ettiğimiz Deniz Yıldızı tatbikatında, gerçek harp şartlarında ve yüksek stresli senaryolarda;

Başta milli gemilerimiz olan Ada Sınıfı Korvetler olmak üzere Deniz Kuvvetleri unsurlarımızın tüm silah ve sistemleri ile harbe hazır olduğu bu atışlar ile bir kez daha görüldü.

Sayın Bakanım, Kıymetli Konuklar,

1963 ve 1964’te meydana gelen Kıbrıs olayları, Türk Deniz Kuvvetlerinin amfibi güce olan ihtiyacını ortaya çıkardı.

1965 yılında Donanma Cemiyetinin kurulması ile başlatılan, “Kendi Gemini Kendin Yap” kampanyası ile amfibi gücümüzün temelleri atıldı. Bu dönemde hurda tank motorları ile Türk tersanelerinde inşa edilen toplam 43 parça çıkarma aracı ile 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekâtının icra edilmesi mümkün oldu.

Sayın Bakanım, Kıymetli Konuklar,

Deniz Kuvvetleri, tüm dünyada yaşanan siyasi ve askeri gelişmeleri dikkate alarak, temelleri Kıbrıs Barış Harekâtı öncesinde atılan amfibi gücünü idame etmek ve çağın gereklerine uygun olarak geliştirmek maksadıyla modernizasyon ve tedarik projelerini etkinlikle yürütmektedir.

Bu kapsamda;

Bu yol haritasının önemli basamaklarından olan TCG BAYRAKTAR’ın, Deniz Kuvvetleri envanterine girmesi ile güç aktarım kabiliyetimizin yanında savaş dışı harekât etkinliğimiz de artacaktır.

Bu kazanım, dost ve müttefik ülkelere gerektiğinde daha güçlü yardım yapabilme imkân ve kabiliyetine kavuşmamız açısından da önem arz etmektedir.

Türk Deniz Kuvvetleri, 2020’li yıllarda Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemisi ANADOLU’nun hizmete girmesiyle birlikte küresel ölçekte güç aktarım kabiliyetine ulaşacaktır. Daha da önemlisi, uçak gemisi görevlerini de icra edebilecek olan bu platform, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma kararlılığımızın ve ülkemizin dünya sahnesindeki yerinin somut bir göstergesi olarak milletimize moral ve güç verecektir.

Sayın Bakanım, Kıymetli Konuklar,

Şu an karşımızda olan TCG BAYRAKTAR bir çelik yığınından çok daha fazlasıdır.

Çünkü savaş gemilerimizin çeliğine verilen suda, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında, Kıbrıs’ta ve bu Millet için her nerede akıtılmışsa orada dökülen kan ve ter bulunmaktadır.

Çünkü bu gemileri tasarlayan mühendisin, inşa eden işçinin, kullanacak olan bahriyelinin kas ve beyin gücünün arkasında, konuşmamın başında bahsettiğim bin yıldır çekilen kadim bir sevda yer almaktadır.

Ancak bu açıdan baktığımızda TCG BAYRAKTAR’ın gerçekte ne olduğunu kavrayabilir, Cumhuriyetin henüz kurulduğu yokluk yıllarında, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün “Türk Milleti zekidir, Türk Milleti çalışkandır” derken bu inancı nereden bulduğunu anlayabiliriz.

Sayın Bakanım, Sayın Komutanlarım, Değerli Misafirler,

Sözlerimi bitirirken bu vatanı bizlere emanet eden ve bugünlere gelmemizi sağlayan başta ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimiz ile ebediyete intikal etmiş olan silah arkadaşlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Bu vesile ile,

en içten saygı ve şükranlarımı sunuyor,

Amfibi gücümüzün yeni baklası olan TCG BAYRAKTAR’ın yolunun ve bahtının açık, pruvasının neta, denizlerinin sakin olmasını temenni ediyor, Devletimiz, Milletimiz, Silahlı Kuvvetlerimiz ve Deniz Kuvvetlerimiz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.



Okunma Sayısı :3345
Güncelleme Tarihi : 22-04-2017

BAĞLANTILAR